Adıyaman Kökeni Nereden Gelir? Şehir Tarihinin Derinliklerine Bir Yolculuk Bugün İstanbul’daki ofisimde bir ara boşluk bulmuşken, bilgisayarımda gezinirken aklıma takılan bir soruyla karşılaştım: “Adıyaman kökeni nereden gelir?” Şehrin tarihini, kültürünü, ve aslında adı geçen yerin adını bile bazen yanlış bildiğimiz şeyleri düşündüm. Hani, bir şehir hakkında bildiklerimiz ne kadar yüzeysel olabilir? Kendi kökenimi veya memleketimi düşündüğümde, acaba ben de benzer şekilde derinlemesine ne kadar şey biliyorum diye sordum. Hemen, bu yazıyı sizlerle de paylaşmaya karar verdim. Adıyaman’ın Tarihi: İsim ve Kökenler Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en dikkat çekici şehirlerinden biri. Ama bu şehir sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir…
Yorum BırakYazar: admin
Hz. İbrahim Neden Kabeyi Yaptı? Toplumlar, tarih boyunca pek çok yapıyı ve pratiği inşa ettiler; ancak birçoğunun derinlemesine düşündüğümüz zaman, sadece fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal anlamları da vardır. Bir toplumun temellerini atan figürlerin eylemleri, o toplumun geleceği için büyük bir etki yaratır. Hz. İbrahim’in Kabe’yi yapmasının ardında, yalnızca bir fiziksel yapı inşa etme amacından çok daha fazlası vardı. Peki, bir insan neden böylesine derin toplumsal, kültürel ve dini anlam taşıyan bir yapıyı inşa eder? Kabe’nin inşası, sadece inançları ve ibadeti bir araya getiren bir yapı olmanın ötesinde, bir toplumsal düzenin, adaletin ve eşitsizliğin yansıması olarak değerlendirilebilir. İlk başta, Kabe’nin…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, sadece dünün izlerini sürmek değil, bugünün derinliklerine inmek anlamına gelir. Zamanın içinde kaybolan olaylar, izlerini bırakırken, aynı zamanda bugünümüzü şekillendiren düşünsel ve kültürel kalıpları da oluşturur. Bu bakış açısıyla, tarihsel olayları yalnızca geçiş noktaları olarak değil, toplumların evrimsel süreçlerinin bir parçası olarak görmek gerekir. Cıva damlasının küresel olması meselesi de, benzer şekilde, bir doğa olgusunun derinliklerine inerek, bilimsel düşüncenin evrimini ve insanın doğa ile olan ilişkisini anlamamıza yardımcı olabilir. Peki, cıva damlasının küresel şekli, adezyon mu, kohezyon mu? Gelin, bu soruya tarihsel bir perspektiften yanıt arayalım. Cıva ve Su Damlası: Antik Dönemde Bilimsel Bakış Antik çağlarda, insanlar doğayı…
Yorum BırakSünnet Sonrası Pipinin Görünümü: Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerin insan davranışlarını şekillendirdiğini gözlemlemek, çok karmaşık ve derin bir konu. Bu yazıyı yazarken, aslında aklımda en çok şunu düşünüyorum: İnsanlar, bedenlerinin görünümüyle ilgili nasıl bir psikolojik algı geliştirirler ve toplumun bu görünüm üzerindeki beklentileri ne kadar etkileyicidir? Birçok kültürün temel uygulamalarından biri olan sünnet, özellikle erkek çocukları üzerinde, psikolojik açıdan nasıl bir etki bırakıyor? Bu yazıda, sünnet sonrası pipi görünümünü, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. Belki de birçoğumuz için daha önce hiç dikkat edilmemiş bu konu, beden algısını ve toplumsal normları anlamak adına önemli bir…
Yorum BırakMoğolca ve Türkçe: Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Kelimenin gücü, bir halkın tarihini, kültürünü ve ruhunu yansıtan bir aynadır. Her dil, kendine özgü bir anlatı dünyası kurar ve bu dünya, içinde yaşanan toplumun düşünsel ve duygusal katmanlarını yansıtır. Moğolca ve Türkçe arasındaki benzerlikler, yalnızca dilbilimsel bir merak konusu olmakla kalmaz, aynı zamanda kültürel bağların, ortak geçmişin ve paylaşılan değerlerin derin izlerini taşıyan bir edebiyat yolculuğuna da kapı aralar. Dil, sadece iletişimi sağlamak için kullanılan bir araç değil, aynı zamanda bir halkın kolektif hafızasının, arzularının, korkularının ve umutlarının taşıyıcısıdır. Moğolca ve Türkçe arasındaki benzerlikler üzerine yapılan tartışmalar, yalnızca dilbilimsel bağlamla sınırlı kalmaz;…
Yorum BırakKüçükkumla Sahili: Edebiyatın Derinliklerinden Bir Yolculuk Sahiller, yalnızca denizin, kumun ve güneşin bir araya geldiği coğrafi noktalar değildir. Her dalga, her rüzgar, her kıyı parçası, birer hikâye anlatır; bazen sakin, bazen fırtınalı, bazen de sadece bekleyen bir huzurla. Sahil kenarında yürürken, salt fiziksel bir yolculuk yapmakla kalmazsınız; içsel bir keşfe çıkarsınız. Bugün, Küçükkumla Sahili’ni sadece bir coğrafi lokasyon olarak değil, edebiyatın sembollerine, anlatı tekniklerine ve insan ruhunun derinliklerine bir pencere olarak ele alacağız. Sahilin uzaklığı, yakınlığı, her adımda duyulan fırtına ve sessizlik, belki de bir hikayenin başlangıcıdır. Küçükkumla Sahili: Bir Hikayenin Başlangıcı Küçükkumla Sahili, coğrafi bir konum olmanın ötesinde, bir…
Yorum BırakBulut Sıvı Aerosol Mü? Antropolojik Bir Perspektif İnsanlık tarihinin her döneminde, kültürler kendi dünyalarını anlamlandırma ve açıklama çabasında bulutların ve gökyüzünün anlamını sorgulamışlardır. Bulutlar, çok farklı anlamlar taşır; bazı kültürler için ilahi bir işaret, bazıları için korku kaynağı, kimileri içinse zamanın ve mevsimlerin değişimiyle bağlantılı doğal bir olgudur. Fakat bilimsel bir açıdan bakıldığında, bulutlar sıvı damlacıkları ve gazların karışımından oluşan bir aerosol formasyonudur. Peki ya bu ayrımın kültürel bir anlamı var mı? Bulut sıvı aerosol mü, yoksa insanlığın algıladığı daha büyük bir sembol mü? Antropolojik bir bakış açısıyla, bu soruya yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda kültürel bir perspektiften de yaklaşmak…
Yorum BırakAyrımcılık Haklı Fesih Sebebi Mi? Hayatınızda bir dönüm noktasına gelirken, sizi en çok ne hayal kırıklığına uğratır? Belki de yıllarca emek verip, bir yere gelmeye çalıştığınız işte, en basit haksızlıkla karşılaşmak. Bir anda, size yapılan bir ayrımcılık nedeniyle işinizi kaybetmek… Ne kadar acı bir durum değil mi? Peki, ayrımcılık gerçekten haklı bir fesih sebebi olabilir mi? Bu yazıda, ayrımcılığın iş hukukundaki yerini, etkilerini ve toplumsal yansımalarını ele alacağız. Ayrımcılığın Tarihsel Kökleri Ayrımcılık, sadece modern dünyanın değil, geçmişin de en derin yaralarından birisidir. Köleliğin, feodal sistemin ve toplumların çoğunda tarihsel olarak var olan eşitsizliklerin temelinde de ayrımcılık yatmaktadır. Bu ayrımcılıklar cinsiyet,…
Yorum BırakRusya’dan Kaç Ülke Ayrıldı? Tarihsel Bir Yolculuk Soğuk Savaş ve Sovyetler Birliği’nin Sonu Bursa’da büyürken, anneannemin sıkça anlatığı bir hikaye vardı: “Eskiden Ruslar çok güçlüydü, her şeyin sahibi gibiydiler.” Bu tür sohbetler, çocukken belki de ne kadar anlamazdım ama büyüdükçe fark ettim ki, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve sonrasındaki gelişmeler gerçekten de tarihte büyük bir dönüm noktasıydı. Ekonomi okumaya başladığımda, Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşünün dünya ekonomisinde nasıl büyük etkiler yarattığını daha derinden kavradım. Sovyetler Birliği’nin yıkılması, aslında bir imparatorluğun sonu demekti. 1991’de Sovyetler Birliği dağıldığında, 15 yeni ülke ortaya çıkmıştı. Peki, Rusya’dan kaç ülke ayrıldı? Bu sorunun cevabı oldukça net: Sovyetler…
Yorum BırakÖlçülere Gelen Ekler: İktidar, Meşruiyet ve Demokrasi Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Toplumlar, tarihsel olarak, güç ilişkileri ve düzenin belirlenmesinde sürekli bir mücadelenin içinde olmuştur. Bu mücadelenin temel taşlarını ise iktidar, kurumlar ve ideolojiler oluşturur. Bugün, bir ülkenin anayasasında veya yasalarında yapılan değişiklikler, çoğu zaman çok daha derin, ideolojik ve toplumsal bir dönüşümün işaretçisidir. Peki, bu ölçülerde yapılan eklemeler, halkın katılımını ve meşruiyeti nasıl etkiler? Toplumların yöneticileriyle kurduğu ilişkiyi nasıl şekillendirir? Bu yazı, siyaset biliminin odak noktalarından biri olan toplumsal düzen, güç dinamikleri ve katılım hakkı üzerine bir düşünsel yolculuğa çıkmayı vaat ediyor. İktidarın ve Meşruiyetin Gücü: Toplumları Şekillendiren Ölçüler…
Yorum Bırak