Her Bir Üçgenin İç Açılarının Toplamı: Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir Analiz İnsanlık, tüm seçimlerin kıt kaynaklar karşısında yapıldığını kabul eder. Bu anlayış, bireylerin, firmaların ve devletlerin her türlü kararını şekillendirir. Bu kıtlık, sadece ekonomik değil, matematiksel bir olgudur. Tıpkı her bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 derece olduğu gibi, her ekonomik seçim de belirli bir sınır ve kısıtlamayla yapılır. Bu yazıda, bu basit geometri gerçeğini mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden ele alarak, piyasa dinamiklerinden toplumsal refaha kadar geniş bir yelpazede inceleyeceğiz. Mikroekonomi: Bireysel Seçimler ve Fırsat Maliyeti Mikroekonomi, bireylerin ve firmaların günlük yaşamlarında karşılaştıkları kararları analiz eder. Her bir…
Yorum BırakYazar: admin
G20 Türkiye: Sıra ve Varoluşun Felsefi İzleri Bir ülke, küresel bir ekonomik ve politik yapının içinde kendine nasıl bir yer edinir? G20, bu yapının kalbinde yer alan ülkelerden oluşan bir grup; küresel yönetim sistemine etki eden ve şekillendiren bir yapı. Ancak bu sıranın arkasında yatan bir derinlik var mı? Bir ülkenin sıralamasına odaklanmak, ona dair tek bir sayısal gerçeklik sunarken, belki de asıl sorulması gereken şey, bu sıranın neyi temsil ettiğidir. G20 Türkiye kaçıncı sırada 2024’te? Peki, bu sıralama, sadece bir ekonomik gösterge mi, yoksa bu sıralamanın ötesinde toplumsal, etik, epistemolojik ve ontolojik bir anlam taşıyan bir dinamiği var mı?…
Yorum BırakBağırsak Yıkatmak: Kültürlerin Gözünden Sağlık ve Temizlik Anlayışları Birçok kültür, bedenin temizliği, sağlığı ve dengeyi koruma biçimlerine farklı açılardan yaklaşır. Bu anlayışlar, yalnızca fiziksel sağlıkla ilgili değil, aynı zamanda kişinin kimliği, toplumsal yapısı ve varoluşsal ilişkileriyle de derinden bağlantılıdır. Bağırsak yıkatmak, bu tür pratiklerden birini temsil eder ve her kültürde farklı şekillerde anlamlandırılır. Günümüzde, bağırsak yıkama –veya kolon hidroterapisi- bir sağlık uygulaması olarak yaygınlaşmış olsa da, bu uygulamanın “zararlı mı” olduğu sorusu, yalnızca tıbbi bir konu olmanın ötesine geçer. İnsanlar, vücutlarını temizlemek, sağlıklı tutmak ve dengeyi sağlamak için farklı ritüellere başvururlar. Antropolojik bir bakış açısıyla bu tür uygulamaları incelerken, yalnızca…
Yorum BırakAraştırma Görevlileri Kadrolu Mu? Kültürel Perspektiften Bir Keşif Dünyanın farklı köylerinde, kasabalarında ve şehirlerinde yaşam farklı ritüellerle şekillenir. Her toplum, kendi kültürel pratikleri ve sosyal yapılarıyla dünya üzerinde bir iz bırakır. Bu pratikler, kimliklerimizi oluşturur; bizler, sadece birer birey değil, içinde var olduğumuz kültürün şekillendirdiği varlıklardır. Ekonomik sistemlerden, akrabalık yapılarına kadar her şey, bizlerin “kim” olduğumuzu tanımlar. Ancak, bu kültürler arası yolculukta bazen kendimizi bir sorunun ortasında buluruz: Araştırma görevlileri kadrolu mu? Bu soru, belki de sadece bir meslekten daha fazlasını anlatmaktadır; toplumların, değerlerin, kimliklerin ve iş gücünün nasıl şekillendiğini. Bu yazıda, antropolojik bir bakış açısıyla, araştırma görevlilerinin kadrolu olup…
Yorum BırakOrigami Neden Önemlidir? Eğitimdeki Dönüştürücü Gücü Öğrenmenin Gücü: Origami ve Yaratıcılığın Rolü Bir eğitimci olarak her gün, öğrencilerimin öğrenme süreçlerinin nasıl şekillendiğini gözlemliyorum. Bazı anlar vardır ki, öğrencilerin bir şey öğrenmeleri sadece bilgi edinmekle kalmaz, aynı zamanda dünyayı algılayışlarını da değiştirir. Bu, gerçekten dönüştürücü bir öğrenme deneyimidir. Origami, işte tam da bu tür bir öğrenme deneyiminin mükemmel bir örneğidir. Kağıt katlama sanatı, yalnızca basit bir el işi değildir; aynı zamanda yaratıcılığı geliştiren, problem çözme becerilerini güçlendiren ve toplumsal bağları kuvvetlendiren bir öğrenme aracıdır. Origami, öğreticiliği ve pedagogik değerleri açısından son derece önemli bir aktivitedir. Bu yazıda, origaminin öğrenme teorileri ve…
Yorum BırakLAN WiFi Ne Demek? Antropolojik Bir Perspektiften Kültür, Kimlik ve Teknolojinin Etkileşimi Kültürler arasında geçiş yaparken, bir şeyin anlamı zamanla değişir. Tek bir kelimenin, bir kavramın ya da bir sembolün farklı toplumlarda nasıl farklı şekillerde algılandığını düşündüğümde, insanın çok katmanlı bir varlık olduğunu daha iyi anlıyorum. “LAN WiFi ne demek?” sorusu da bir bakıma bu çok katmanlı yapının bir parçası olarak ele alınabilir. Kimi toplumlarda bu terim sadece bir teknolojik araçtan ibaretken, başka kültürlerde toplumsal bağlar, kimlik ve iletişim biçimlerinin bir yansıması olabilir. Bugün, bu kavramı sadece bir teknik tanım olarak görmekle kalmayıp, insanlık tarihindeki daha büyük anlamlar ve kültürel…
Yorum BırakEklemedir Koca Konak Türküsünü Kim Yazdı? Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Kelimelerin gücü, insanları harekete geçirebilir; bir şarkı, bir hikaye, bir şiir… Her biri, hem bireysel hem de toplumsal belleğin derinliklerine dokunarak, bir zamanlar kaybolmuş ya da unutulmuş bir duygu, bir düşünceyi canlandırabilir. Edebiyatın dönüştürücü gücü, bazen bir türküde, bazen bir halk hikâyesinde, insanların ruhunu iyileştiren ya da onları bir yerlere götüren seslerde ortaya çıkar. “Eklemedir Koca Konak” türküsünün ardında yatan soruya — “kim yazdı?” — bakarken, bu şarkının sadece bir halk şarkısı olmadığını, toplumsal bağları, kültürel kimlikleri ve insan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini keşfedeceğiz. Bu türkü, edebiyatın, toplumun en derin köklerinden…
Yorum BırakBitkiler Birbirleriyle Haberleşiyor Olabilir Mi? Pedagojik Bir Bakış Bazen doğa, insan aklını zorlayacak kadar karmaşık ve gizemli olabilir. Bir ağacın rüzgarla savrulan yaprakları, bir çiçeğin sabah güneşiyle açması ya da bir bitkinin köklerinin toprağa derinleşmesi… Bunlar, sıradan görünen ama aslında çok derin anlamlar taşıyan davranışlardır. Ancak bir soru var ki, doğanın bu sessiz ama etkili dili üzerine düşünmek, bazen pek çok düşünceyi, keşfi ve öğrenmeyi beraberinde getirir: Bitkiler birbirleriyle haberleşiyor olabilir mi? Bu soruya verdiğimiz cevap yalnızca biyolojiyi anlamamızla ilgili değil, aynı zamanda eğitim süreçlerini ve öğretim yöntemlerini nasıl geliştirebileceğimizi anlamamıza da yardımcı olabilir. Tıpkı bitkilerin birbirleriyle haberleşmesi gibi, insan…
Yorum BırakMK Türkçede Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Bir sabah, bir sokakta yürürken, kulak misafiri olduğum bir konuşma dikkatimi çekti. İki kişi, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız bir tartışmayı yapıyorlardı: “MK ne demek?” Konu, doğal olarak birkaç farklı yoruma gitse de, birkaç saniye içinde sorunun aslında bir dilsel sorudan çok, daha derin bir felsefi soruya evrildiğini fark ettim. Belki de tam olarak bu yüzden, anlamların kayması, dilin gücü ve iletişimin karmaşıklığı üzerine düşünmek, bizi son derece ilginç felsefi sorulara yönlendirebilir. Türkçedeki “MK” ifadesi, genellikle insanların kullandığı bir kısaltmadır. Ama nedir bu kısaltmanın tam anlamı ve bu dilsel kavramın ardında yatan derinlikler nelerdir?…
Yorum BırakBir Kalp Atışıyla Gelen Korku: Arter Anevrizmasıyla Yüzleşmek Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, aklımda hep bir soru vardı: “Nelerden gerçekten korkuyoruz?” Dün gece, annemden bir mesaj aldım. “Hastaneye gel, biraz tedirgin oldum.” Mesaj kısa ama içi kaygıyla doluydu. Hemen düşündüm, belki de sadece rutin bir kontrol. Ama kalbimde o an bir tuhaflık hissettim. İçimdeki his, bir nevi heyecan ve korkunun karışımıydı. İşte o zaman öğrendim: arter anevrizması nedir? Hastanenin Soğuk Koridorları Hastaneye vardığımda, koridorların soğukluğu beni sarstı. Aniden kalbim sıkıştı; belki de sabah koşusundan sonra yaşadığım adrenalin gibi bir şeydi, bilemiyorum. Doktor bizi odasına çağırdı ve anlatmaya başladı: “Arter anevrizması, atardamarlardan…
Yorum Bırak