Rusya’dan Kaç Ülke Ayrıldı? Tarihsel Bir Yolculuk
Soğuk Savaş ve Sovyetler Birliği’nin Sonu
Bursa’da büyürken, anneannemin sıkça anlatığı bir hikaye vardı: “Eskiden Ruslar çok güçlüydü, her şeyin sahibi gibiydiler.” Bu tür sohbetler, çocukken belki de ne kadar anlamazdım ama büyüdükçe fark ettim ki, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve sonrasındaki gelişmeler gerçekten de tarihte büyük bir dönüm noktasıydı. Ekonomi okumaya başladığımda, Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşünün dünya ekonomisinde nasıl büyük etkiler yarattığını daha derinden kavradım.
Sovyetler Birliği’nin yıkılması, aslında bir imparatorluğun sonu demekti. 1991’de Sovyetler Birliği dağıldığında, 15 yeni ülke ortaya çıkmıştı. Peki, Rusya’dan kaç ülke ayrıldı? Bu sorunun cevabı oldukça net: Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle 15 bağımsız devlet kuruldu. Bunlar, zamanla kendi ulusal kimliklerini bulmuş, bağımsızlıklarını ilan etmiş ve birer ulus devlete dönüşmüş ülkelerdi.
Sovyetler Birliği’nin Çöküşünden Sonra: 15 Yeni Ülke
Rusya’dan ayrılan bu ülkeler, aslında hem tarihsel hem de coğrafi olarak büyük bir değişim yaşadılar. Sovyetler Birliği, 1922’den 1991’e kadar varlığını sürdüren bir devlet birliğiydi. 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşü, dünya çapında büyük bir yankı uyandırmıştı. Bu olay, sadece Rusya’yı değil, tüm eski Sovyet ülkelerini derinden etkileyen bir döneme işaret ediyordu.
Şu anda, Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkelerin listesi şöyle:
1. Armenistan
2. Azerbaycan
3. Beyaz Rusya (Belarus)
4. Estonya
5. Gürcistan
6. Kazakistan
7. Kırgızistan
8. Letonya
9. Litvanya
10. Moldova
11. Rusya Federasyonu
12. Tacikistan
13. Türkmenistan
14. Ukrayna
15. Özbekistan
Bunlar, bağımsızlıklarını ilan eden ve birer ulus devlete dönüşen ülkelerdi. Rusya’nın da içinde bulunduğu bu değişim, bir yandan devletler arası ilişkileri, diğer yandan ekonomi ve ticaret dünyasında köklü değişikliklere sebep oldu. O dönemde, iş dünyasında genç bir çalışan olarak, bu tür küresel gelişmelerin etkilerini incelemek ilginçti. Yani, Sovyetler Birliği’nin çöküşü sadece Rusya için değil, tüm bu yeni bağımsız devletler için de büyük bir sınav anlamına geliyordu.
Bağımsızlık ve Sonraki Dönem: Yeni Ülkeler ve Zorluklar
Rusya’dan ayrılan her bir ülkenin, bağımsızlıklarını ilan etmesi sonrasında yaşadıkları ekonomik ve siyasi zorluklar farklıydı. Kimisi ekonomik krizlerle boğuşurken, kimisi iç savaşlarla baş etmek zorunda kaldı. Örneğin, Azerbaycan ve Ermenistan, bağımsızlıklarının hemen ardından Dağlık Karabağ bölgesi nedeniyle uzun süren çatışmalara girdi. Belarus ise Rusya ile daha sıkı bağlar kurarak, Rusya ile entegrasyon yolunda adımlar attı. Diğer taraftan, Baltık ülkeleri (Estonya, Letonya, Litvanya) Avrupa Birliği ve NATO’ya katılmak için adımlar atarak Batı’yla entegrasyon sürecini hızlandırdılar.
Birçok kişi, “Rusya’dan kaç ülke ayrıldı?” sorusunu basit bir şekilde sormakla birlikte, bu ülkelerin bağımsızlık süreçleri çok daha derin ve karmaşıktı. Her birinin ekonomik, kültürel ve siyasi hikayesi, sadece Rusya’nın değil, dünya tarihinin de önemli bir parçasıdır. Tıpkı kendi hayatımda olduğu gibi, her şeyin hızla değişebileceği, umutlar ve hayal kırıklıklarıyla şekillenen bir dönemde bu ülkeler de kendi kimliklerini bulma mücadelesi veriyordu.
Rusya’nın Bağımsızlık Sonrası Rolü ve Etkisi
Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrasında Rusya, eski gücünden önemli ölçüde kayıp yaşasa da, bu ülkelerin çoğu için hala büyük bir etkisi bulunmaktadır. Ekonomik ilişkiler, enerji kaynakları, hatta askeri işbirlikleri, Rusya’nın bu ülkeler üzerindeki etkisini sürdürmesine neden olmuştur. Örneğin, Kazakistan ve Belarus, Rusya ile güçlü ekonomik bağlarını korumuş ve bu ülkeler arasında sık sık yapılan diplomatik görüşmelerde Rusya’nın etkisi hala büyük olmuştur.
İstanbul’da çalışan bir arkadaşım var. Geçenlerde, iş dünyasında yaşadıkları ekonomik dalgalanmalara değinirken, Rusya’nın çevresindeki ülkelerle kurduğu ilişkilerin bu ülkelerin ekonomilerine nasıl etki ettiğini anlatmıştı. Bu tarz ilişkiler, sadece siyasi değil, ticari anlamda da önemli.
Sonuç: Rusya’dan Ayrılan Ülkelerin Geleceği
Rusya’dan ayrılan bu ülkelerin her biri, bağımsızlıklarını ilan ettikleri günden itibaren farklı yönlerde ilerlediler. Bazıları, güçlü ekonomik kalkınmalar sağlarken, bazıları hâlâ zorluklarla mücadele ediyor. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, her biri Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kendi yolunu bulma konusunda önemli adımlar attı.
“Rusya’dan kaç ülke ayrıldı?” sorusuna verdiğimiz cevap, yalnızca tarihsel bir bilgi sunmuyor; aynı zamanda bu ülkelerin bağımsızlıklarının ve bu süreçlerin dünya ekonomisi ve siyaseti üzerindeki etkilerini anlamamıza yardımcı oluyor. Gelecekte bu ülkeler nasıl bir yol izler, ekonomik ve siyasi olarak nasıl bir denge kurarlar, bunu zaman gösterecek. Ama bir şey kesin: Sovyetler Birliği’nin çöküşü, sadece Rusya için değil, dünya için de dev bir dönüm noktasıydı.